Ufacık çocuklardan da mı utanmadınız?

Beşiktaş tribünlerinin anlam ifade etmeyen gerilimiyle süregelen derbinin tansiyonu, saha içindeki futbolcuların da tribünlere ayak uydurmasıyla daha ilk dakikadan tavan yapmış oldu. Futbolcuların birbirine olan sert müdahaleleri ve hakemin ortayı bulayım yönetimi yüzünden iyice gerilen ortamda futboldan konuşabilmek de pek mümkün değil. Uzatmalarla ortalama 100 dakika oynanan maçta topun oyunda kalmış olduğu süre bir tek 41 dakikaysa, futboldan daha fazlaca kör dövüşünden bahsedilebilir.

Fenerbahçenin eksiklerine karşın gösterdiği direnç önemliydi. Yedek kulübesinden oyuna kısıtlı hamle şansı olan İsmail hoca yengi için geldik dese de, yenilmemek daha mühim bakış açısına haiz bulunduğunu duymak mümkündü. Valerien Ismael de mühim futbolcularından yoksun çıktı sadece, oyuna soktuğu 5 isim de senaryoyu değiştirebilecek kapasitedeydi. Fenerbahçe bu maçta aynı zenginliğe haiz değildi. İki hocanın da hamleleri, esasen düşük olan futbol seviyesine negatif tesir etti.

Bu maç sonucunda iki takımın hocası için de eleştiriler yapılabilir ve eksiklerden söz edilebilir. Sadece gelecek sürem için olmaz/olur benzer biçimde çıkarımlar yapmayı sıhhatli bulmuyorum.

Aslolan sıhhatli bulmadığım mevzu; cemiyet/yandaş psikolojisi. Valerien Ismaille yada İsmail Kartalla başarı gelir mi bilemem. Fakat bu derbide gördüğümüz yandaş profiliyle 1 gr yol alamayacağımız aşikar.

Ne maç öncesi iki ekip içinde bir gerilim olmuş, ne de yöneticiler tansiyonu artıracak açıklamalar yapmış. Ortada fol yok yumurta yok. Fakat sahanın içi ilk dakikadan yabancı madde doldu.

Anneler Gününde, 40 bin şahıs hep birlikte ana-avrat sövgü edecek kadar şuurunuzu kaybettiniz de, seremonide önünde devasa SAYGI yazan ufacık çocuklardan da mı utanmadınız merak ettim.


aip2(‘pageStructure’, {“pageType”:”other”,”pageCategory”:”sozcu”,”pageIdentifier”:””}, ‘https://www.sozcu.com.tr/rss/tum-haberler.xml’);var aip2_pageCategory = “sozcu”;

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.