Müzik beynimizi nasıl etkiler

Yüzyıllardır tedavi edici bir vasıta olan müziğin beynin birçok alanını etkilediği bilimsel araştırmalarla da kanıtlandı. ‘Sevdiğiniz bir müziği dinlerken sıkıntılarınızdan uzaklaşıp, kendinizi iyi hissediyorsanız bu müziğin beyne direkt tesirinin en açık örneğidir’ diyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, müzik-beyin ilişkisine dair şu detayları verdi…

Mutluluk hormonlarını harekete geçirir

Müziğin ruh halimiz üstündeki müthiş etkilerinin tamamımız farkındayız. Moraliniz, modunuzu yükselten neşeli ve motive edici müzikler dinlediğinizde fazlaca daha süratli toparlanır, karanlık ruh halinden daha süratli çıkarsınız. Bu tesirleri bilindiğinden müzik eskiden de birçok hastalığın tedavi sürecinde denenmiş bir yöntemdir. Şu sebeple beyinde duygularla ve görüntülerle yakından ilişkili limbik sistemin bir parçası olan amigdalayı uyarır. Ek olarak vücudumuz üstünde direkt etkiye haizdir; ritmi, kalp hızını ve kan basıncını denetim eden beynin aynı bölümlerinde işlenir. Bu yüzden hareketli müzik dinlediğimizde kalp ritmimiz de hızlanır. Keyifli müzikler, stres hormonu kortizol seviyelerini düşürerek stresi azaltır, kasları gevşeterek rahatlama sağlar, acıyı hafifletip vücudu canlandıran endorfin hormonunun salgılanmasına destek verir, serotonini (mutluluk hormonu) ve dopamini (haz hormonu) artırır.

‘Kullanmazsan kaybedersin’

Araştırmalar, müziğin beynin en mühim bellek bölgelerini ve sinir ağ sistemini de harekete geçirdiği gösterilmiştir. Elbet müzik, kulağınızın derhal arkasında bulunan yakın bellek ve işitme merkezi temporal bölgeyi harekete geçirir, sadece bu yalnız başlangıçtır. Beynin duyguyla ilgili kısımları duygusal müzik esnasında yalnız aktive olmaz, bununla beraber senkronize olurlar. Müzik çeşitli hafıza bölgelerini etkinleştirir. İlginç bir halde, müzik motor sistemi harekete geçirir ve elimiz ayağımızla ritme ayak uydururuz. Bu niçin bu kadar mühim? “Kullanmazsan kaybedersin” deyimini duymuşsunuzdur. Bunun beyin için önemi fazlaca fazladır. Beyin yolları -ve hatta tüm sinir ağları- kullanıldıklarında güçlenir ve kullanılmadıklarında zayıflar. Bunun sebebi, beynin verimliliği sağlama çabasıdır. Böylece beyin uzun senelerdir kullanılmayan sinir ağlarını kuvvetli tutmakla uğraşmayacak, bu yoldaki sinir hücrelerini başka bir şey için kullanacaktır.

Kaygılı ya da öfkeliyseniz 20 dakika şarkı kulak verin

Şu anki ruh haliniz; depresif, etkisiz, mutsuz yada öfkeli ise, duymak istediğiniz ruh haline nazaran 20 dakika kadar müzik kulak verin. Bu sürenin sonunda ruh halinizin birden değiştiğini görmüş olacaksınız. Müzik terapistleri melodiyi, ritmi, armoniyi ve tınıları dikkate alır sadece biz hislerimize nazaran hareket ederiz. Müzik tüm duygularınızı değiştirir. Hüzünlü müzikten hoşlanıyor olsanız bile, bu melankolik hislerinizi şımartmanıza izin veriyordur, sadece müziği iyimser, pozitif müziğe dönüştürmeye zorlarsanız ruh haliniz de düzelecektir. Müzik karmaşıktır fakat beynimizi çalıştırma şekli fazlaca basittir. Mühim olan, istediğiniz ruh halini yansıtabilmek için uygun müziği bulabilmektir. Mühim bir toplantın var ve kaygı mı duyuyorsun? Müziğin kaygıyı azaltmaya destek olabileceğini gösteren fazlaca sayıda emek harcama var. Tek yapmanız ihtiyaç duyulan iyi mi hissettiğinizle eşleşen müziği bulun ve kulak verin. Zamanınız yoksa yalnız rahatlatıcı müzik kulak verin. Tüm dikkatinizi müziğe odaklarsanız kaygı üreten düşüncelerden uzaklaştığınızı fark edersiniz. Anksiyete problemi olanlar için, müzik kendi iç gereksinimlerini ifade etmede destek olacaktır. Müzik, insan duygularının en muhteşem kütüphanesidir; inanılmaz bir katalogdur. Ilkin hangi müziğin kendinizi iyi hissettirdiğini bulun, mesela Lorenna Mc Kennitt’in Marco Polo şarkısı sizi mükemmel hissettirebilir. İçinizi kıpır kıpır icra eden, ruhunuza refah veren benim de dinlediğim şarkılar vardır. Michael Hoppe’nin So You, David Lanz’dan Beloved, The Police’den Every Breath You Take, Garou’dan Belle şarkıları beni alıp bambaşka bölgelere götürür. Sizi harekete geçiren bir müzik bulduğunuzda kendinizi şımartın. Müziğin size vereceği zevk inanılmazdır.

En popüler terapiden biri

Bilhassa psikiyatri servislerinin çoğunda müzik terapisi artık rutin olarak kullanılmaktadır ve oldukça etkili bir psikoterapötik tedavidir. Hastalarda rahat uykuya dalmayı sağlamak, vücudu gevşetmek, kaygı ile korkuyu azaltmak ve anestezi ya da ağrıyı hafifletmek için ağrı kesici ilaçlarla beraber müzik terapisi günümüzde fazlaca popülerdir. Müzik terapistleri, pozitif duygusallık, fizyolojik sıhhat, toplumsal işlevsellik, kontakt kabiliyetleri ve bilişsel becerileri temel alan özelleştirilmiş müzik oturumları tasarlar ve değişik müzik türlerine karşı kişinin tepkilerini değerlendirir. Ondan sonra müzik kanalıyla doğaçlama yapma, lirik tartışmalar, şarkı sözü yazımı, müzik ve görüntü analizleri şeklinde etkinliklerle beyni ve ruh halini iyileştirmeye çalışırlar.

Çocuklarınızı erken yaşta klasik müzikle tanıştırın

1993 senesinde meydana getirilen bir çalışmada Dr Frances H. Rauscher üniversite öğrencilerine  Mozart’ı dinlettiklerinde, bilişsel işlevlerde hafızada mühim bir artış bulunduğunu tespit etmiştir. Dinletilen müziklerden bilhassa Mozart grubu müzikler mekansal IQ puanlarında yükselme göstermiştir. Genç bir çocuk keman çaldığında, dokunsal, görsel, işitsel ve entelektüel düzeyde aynı anda gelişmeler görülür. Müzik, bir çocuğun bilişsel becerilerini yükseltir ve beyni disiplinize eder. Peki niçin klasik müzik? Rock’ı severim ve hepimiz kadar pop müzik dinliyorum ve bu tarzları çoğu zaman ruh halimi yüksek tutmak için kullanırım. Problem şu ki, rock/pop ile devamlı iyi bir ruh hali yakalamak fazlaca zor. Pop yada rock çalarken hakikaten kendinizi heyecanlı hissedebilirsiniz, sadece daha fazlasını bulmak zor olsa gerek. Mükemmel bir disko müziği sizi yirmi dakika iyi hissettirebilir fakat sonrasında tesiri söner. Klasik müzikte fazlaca daha mühim beyin yapılarına hitap ediyorsunuz. Tüm romanların Shakespeare kadar iyi olmadığı şeklinde, Rolling Stones da Mozart yada Beethoven kadar iyi değildir. 2015’te BBC tarafınca meydana getirilen bir araştırmaya nazaran yukarı doğru yükselen kesik kesik sesler gerginliği tetiklerken, uzun inen tonların sakinleştirici bir tesiri var şeklinde görünüyor. Bu araştırma, kalp atış hızımız artmadığı için daha sakin müzik dinlemeye pozitif tepki verme eğiliminde olduğumuzu gösteriyor, bu da daha çok rahatlamamız anlamına geliyor. Mühim bir bilim dergisi olan Nature’da 2014 senesinde gösterilen bir araştırma, müziğin beynimizin başka türlü kullanılmayacak kısımlarını uyarma kabiliyetine haiz bulunduğunu gösterdi. Kimi zaman belirli anıları yada duyguları müzikle ilişkilendiririz ve bu üretkenliğimizi teşvik edebilir. Araştırmacılar, klasik müzik dinlemenin yalnız rahatlamamıza ve sakinleşmemize destek olmadığına, daha iyi performans göstermemizi sağladığına, bununla beraber düşüncelerimizi de değiştirebileceğine inanmaktadır. Klasik müzik dinlemek zihni rahatlatır ve sakinleştirir, böylece zihin tam kapasiteyle çalışabilir. Hatta çocuklarınızı erken yaşta klasik müzikle tanıştırın, ileriki yıllarda daha üretken ve daha sıhhatli olabilmeleri için beyinlerini şekillendirmeye ve geliştirmeye destek olun.

aip2(‘pageStructure’, {“pageType”:”other”,”pageCategory”:”sozcu”,”pageIdentifier”:””}, ‘https://www.sozcu.com.tr/rss/tum-haberler.xml’);var aip2_pageCategory = “sozcu”;

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir