İmamoğlu: Yeşil ceket giyinmeyle ‘yeşil alancı’ olunmaz

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) tarafınca düzenlenen “İnşaat Zirvesi”nin kapanış konuşmasını yapmış oldu.

İBB, Kadıköy Belediyesi, Kartal Belediyesi ve Ataşehir Belediyesi’nden bürokratların da katkı sunmuş olduğu zirveye alın teri döken her insana teşekkürlerini ileten İmamoğlu, inşaat sektörünün ana aktörlerinden müteahhitlik mesleğinin hak etmiş olduğu seviyede olmadığına vurgu yapmış oldu.

“EKREM İMAMOĞLUYLA FOTOĞRAF VERMENİN BİR BEDELİ VAR”

“İBB Başkanı olduğumda, ‘Temel bir kısım mevzulara zeminler oluşturalım, bu tarz şeyleri tartışalım, konuşalım’ dediğimde, ne yazık ki bazı sivil cemiyet kuruluşları da dahil fazlaca bu şekilde yürekli adımlar atılamadı” diyen İmamoğlu, şunları söylemiş oldu:

* “İmarla ilgili olsun, bazı bölgelere dönük uygulamaları daha hızlandırmaya yol çizen, ergonomik yöntemlerin oluşturulması sürecinde olsun ne yazık ki ülkemizin siyasal endişeleri yüzünden bir araya gelmekte, bir arada olmakta, bir arada düşünmekte dahi imtina eden bir kısım sivil cemiyet kuruluşları ve onların yöneticileri olmadı değil. Bunun açıkça altını çizelim.

* Doğrusu bir araya gelirsek, fotoğraf verirsek acaba ne olur? Ekrem İmamoğluyla fotoğraf vermenin bir bedeli var diye düşünüyorum İstanbulda ve Türkiyede ne yazık ki. Fakat halkı kazandıran bir bedeli var. Aslen fazlaca sıhhatli meslek yaşamına bakan müteahhit dostlarımıza da buradan ifade edeyim: Aslen onlara da kazandıran bir insan burada var.”

“CİDDİ ANLAMDA ŞEHİRCİLİK SORUNUMUZ VAR”

İstanbul’un ilçelerinin tamamına yakınının bayındır planlarını İBB Meclisi’nden geçirdikleri bilgisini paylaşan İmamoğlu, şunları belirtti:

* İstanbul’da mimari açıdan sorunlarımız var. Günün başka mevzuları ve sorunları var. Fakat bizim ciddi anlamda şehircilik sorunumuz var. Bırakalım yeşil binaya gelmeyi, daha oraya gelene kadar ne yazık ki çirkin binalar, çirkin şehirler ürettik.

* Bu kadim ülkeye, bu güzel ülkenin kimi zaman fazlaca güzel coğrafyalarına, evveliyatına {hiç de} uygun olmayan şehirler ürettik. Bunu itiraf edelim. Tamamımız bir parçası olduk. Fakat siyasal iradeler, fakat teknik insanoğlu, fakat biz, sizler benzer biçimde üretici kişiler…

* Kimi zaman müteahhitler bu mevzuda suçlanır fakat bana bakılırsa müteahhit son halkası. Oraya gelene kadar, bu halkalar dizilirken fazlaca büyük hatalar, fazlaca büyük hatalar yapılmış oldu.

“İSTANBUL 19 MİLYONA HİZMET VERİYOR”

Kendi meslek hayatında 1999 depreminin milat bulunduğunun altını çizen İmamoğlu, “İstanbul, şu anda ortalama 19 milyonun üstünde insana su veriyor. İçme suyundan yola çıkarak bunu söylüyorum. Şu sebeple ne yazık ki devletimizde sıhhatli, inandırıcı, sığınmacı sayısını bizlere verebilen devlet kurumumuz yok. Kimi geliyor, ‘550 bin mültecimiz var diyor. Hepimiz buna kah kah gülüyor. Söyleyenin arkadaşları da inanmıyor. Ben gerçekçi sayıyı vereyim size. Bu kent, 19 milyonun üstünde insana ev sahipliği yapıyor. Böylesi bir nüfusu şu anda iskan edebiliyor bu kent” dedi.

“İstanbul fazlaca konut yaparak mutlu olacak bir kent değil” diyen İmamoğlu, “İstanbul’un kaliteli işler yaparak, kaliteli binalar yaparak ve de dünyanın şu an konuşmuş olduğu yeşil binalar, çevre dostu binalar yaparak dünyada adını konuşturan bir şehir olma mecburiyeti var” ifadelerini kullandı.

Son zamanlarda gündemden düşmeyen Mustafa Kemal Atatürk Havalimanı’ndaki pist kırma çalışmalarına değinen İmamoğlu, şunları belirtti:

* Günün sonunda bugün İstanbul, biriki alanlarıyla hakikaten ne yazık ki ve milyonlarca nüfusa hala ev sahipliği meydana getirecek bir durumda. Onun için, ‘Kanal yapalım, kanalın çevresine 2 milyonluk bir kent kuralım…’ Saçmalamanın daniskası.

* Çevre dostu olmak binadan başlamaz, planlamadan adım atar. Binaları nereye yapacaksınız? Iyi mi bir çevreyle kurgulayacaksınız? Ne yapacaksınız? Buradan adım atar. Doğrusu Mustafa Kemal Atatürk Havalimanını takır tukur yıkarak, ‘Mustafa Kemal Atatürk Havalimanına park yapıyorum’ diye ortaya çıkarak, yeşil ceket giymeyle ‘yeşil alancı’ olunmaz.

“YAZIMA YANIT ALAMADIM”

Mustafa Kemal Atatürk Havalimanı yakınındaki Ayamama Vadisini 1 milyon metrekarelik yeşil alana dönüştürme çalışmalarının sürdüğü bilgisini paylaşan İmamoğlu, Florya Mustafa Kemal Atatürk Şehir Ormanı’nın kullanılabilir alanını da 200 bin metrekareden 640 bin metrekareye çıkardıklarına vurgu yapmış oldu.

Örnek verdiği alanların, millet bahçesine dönüştürüleceği iddia edilen Mustafa Kemal Atatürk Havalimanı’nın iki yanına denk düştüğünü aktaran İmamoğlu, “25 senedir oraya bakıyordunuz. Bakın ben, teklifte de bulundum. ‘Bizlere verin’ diye yazı yazdırttım, yanıt bile alamadım. Mustafa Kemal Atatürk Havalimanının derhal kuzeyinde, şu an beton bloklar vardır orada. Geçerken görürsünüz. Bir metro inşaatının deposu. Orası, tam 650 bin metrekare bir alandır. Bir milyon metreye de uzayabilir yukarıya doğru. Ki onun derhal kıyısından Ayamama Vadisinden İkitelli Organize’ye kadar yeşil alan yapacağız” şeklinde konuştu.

“BİR ŞEHRİ GELECEĞİ TASARLAYARAK YÖNETEBİLİRSİNİZ”

Şehre ortak akıl masasından bakılması gerektiğine vurgu icra eden İmamoğlu, şu şekilde konuştu:

* Bir kentin geleceğini oradan tasarlarsınız. Ve işte sadece o vakit bir kent 250 kilometre hızla duvara toslamaz. Bir şehri bu şekilde yönetebilirsiniz; geleceği tasarlayarak. Yoksa akşamdan sabaha 2 milyar 300 milyon liraya bir ihale yap. On tane eskavatörü oraya yolla, kırk tane de kamyonu yolla, efendime söyleyeyim ‘Yeşil alan yapacağım!’

* Bu şehrin 16 milyon insanı var. Oldukca üstün zekalı insanları var. Kent plancısı, mimarı, mühendisi, çevre mühendisi… Bu insanların meslek odaları var. Otur vatandaşla tanış, konuş. Şehrin göbeğinde 11 milyon metrekarelik bir alanı ne yapacağız? Tartış. Millete kıymet verseniz, o vakit doğru yolu bulursunuz.

* Fakat bu akıl bizlere doğru yolu göstermez. Vallahi göstermez. Şu sebeple niçin biliyor musunuz? Ben, çıkıp şu kürsüden sizlere desem ki, ‘Ben akıllıyım ve ben her şeyi bilirim.’ Bir kere burada bulunan her birinize, dünyanın en büyük hakaretini etmiş olurum. Ben ne diyorum biliyor musunuz?

* Minimum benim kadar ve gerçeği bilen 16 milyon hemşehrim var benim. Ben onlarla konuşurum, ben onlarla buluşurum, onlarla tartışırım ve onlarla karar veririm. O karar bana ne olursa olsun doğru yolu gösterir. Asla hatası göstermez.

* Bunun adı ne biliyor musunuz? Hepimizin bu şekilde sarılmış olduğu demokrasi. Otokrasi değil, demokrasi. Bunun adı demokrasi. Ben size demokrasiyi vaat ediyorum mesleğinizle ilgili de.”

“HER KONUYU BEN BİLİRİM DİYENE İNANMAYIN”

“Şehirlerimizi fazlaca güzel bir sürece kavuşturmak zorundayız” diyen İmamoğlu, “Şu sebeple çocuklarımız ve torunlarımız fazlaca parlak zeka; fazlaca kötü yaparlar bizi. Oldukca kötü hesap merak ederler bizlerden. Onun için lütfen, kentlerimize dair her hususta, her mevzuda önlem almayla ilgili lütfen başta kendinize güvenin. Ve sonrasında bu ülkenin kıymetli bilim adamlarına, teknik insanlarına güvenin; gerisi kolay. Fakat asla karşınıza çıkıp, ‘Her mevzuda bana güvenin, ben bilirim’ diyene asla güvenmeyin” diye konuştu.

aip2(‘pageStructure’, {“pageType”:”other”,”pageCategory”:”sozcu”,”pageIdentifier”:””}, ‘https://www.sozcu.com.tr/rss/tum-haberler.xml’);var aip2_pageCategory = “sozcu”;

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.