Döviz sınırlamasına takılan şirketler ne yapacak? Riskler neler?

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 24 Haziran Cuma akşamı açıklamış olduğu ve şirketlerin TL ticari kredi kullanımını döviz varlıklarına gore sınırlandıran düzenleme, piyasayı sarsarken, sınırlamayı aşmak için şirketlerin neler yapacağı da takip ediliyor.

BDDK sonucuna gore, 15 milyon TL üstü döviz nakdi varlığı bulunan firmalar bu varlıkları aktiflerinin ya da satış kazancının yüzde 10unu aşması durumunda yeni nakdi TL ticari kredi kullanamayacak. Kredi müracaat tarihini izleyen üç aylık dönemde net yabancı para pozisyon açığı bulunduğunu belgelendiren firmalar, söz mevzusu açıkla sınırı olan TL ticari kredi kullanabilecek.

Karara gore ek olarak, döviz varlıklarının TL karşılığı 15 milyon TLyi aşmayan firmalar, kredi kullanım durumunda vade süresince döviz varlıklarını 15 milyon TL’nin üstüne çıkaramayacak.

Döviz kurlarında ve Borsa İstanbuldaki şirket hisse değerlerinde sert dalgalanmaya yol açan kararın peşinden birçok uzman ve müessese, kararın ihtimaller içinde etkilerine ve şirketlerin ihtimaller içinde adımlarına dair araştırma notlarını ve yorumlarını paylaştı.

HANGİ ŞİRKETLER LİSTEDE, FAZLA DÖVİZ NE KADAR?

TEB Yatırım tarafınca piyasaya sürülen notta, hisseleri Borsa İstanbul’da işlem gören 400’ü aşkın firmanın 58’inin, Mart 2022 itibarıyla son bir senelik cirosunun yüzde 10’unun üstünde nakit döviz varlığına haiz olduğu, fazla yabancı paranın 31 Mart itibarıyla 5,6 milyar dolara (91,5 milyar TL) denk olduğu açıklandı.

Enka İnşaat, Turkcell, Ülker, Ford Otosan ve Kardemir, BDDK’nın belirlediği sınırın üstünde yabancı para varlıklarıyla öne çıktığını aktaran TEB Yatırım, döviz fazlası yurt haricinde olabilecek Enka İnşaat hariç bırakıldığında toplam fazla rakamın 2,3 milyar dolara düşebileceğini öngördü.

TEB Yatırım notunda ek olarak, sınırlamayı aşıp TL kredi almak için şirketlerin söz mevzusu fazla döviz nakitleriyle ithalat yapmak, yabancı para eşeysel finansal varlık yatırımı yapma, kur korumalı mevduata geçme ya da TL’ye dönüş yapma seçenekleri olduğu açıklandı.

EN ÇOK KİMLER ETKİLENECEK?

Yapı Kredi Yatırım tarafınca piyasaya sürülen informasyon notunda, bilhassa ithal girdiye bağlı, net işletme sermayesi ihtiyacı yüksek, likit oranı düşük sektör ve şirketlerin karardan en oldukca etkilenecek gruplar olmasını bekleyen Yapı Kredi Yatırım araştırmacıları, “Öte taraftan, ilgili karar, şirketlerin, yakın vadeli bilançolarında kur korumalı mevduat yada Eurobond yatırımlarının artmasına yol açabilir” dedi.

Banka dışı 35 firmanın son olarak açıklanan 31 Mart 2022 konsolide finansal tabloları inceleyen uzmanlar, bunların 28 tanesinin BDDK sonucu sonrası TL kredi kullanımında direkt bir sorun yaşamasını beklemiyor.

Aksa Akrilik, Ford Otosan, Kardemir, Logo Yazılım, Petkin, Turkcell ve Türk Telekom’un mart sonu finansalları ışığında, yeni TL kredi kullanımında sorun yaşayabilecek firmalar olduğuna işaret edilen notta “Sadece bu firmalar içinde halihazırda faaliyetleri gereği TL kredi kullanımı dikkatsizlik edilebilir düzeyde olan Aksa, Ford Otosan, Logo, Kardemir ve Petkim açısından yeni düzenleme en azından yakın dönemde mühim bir aksiyon almayı gerektirmeyebilir. Öte taraftan, mevcut TL borçlanmaları dikkate alındığında Anadolu Efes, Coco Cola, Koza Altın, Mavi ve Tofaş, diledikleri takdirde ilave TL borçlanabilmek için en oldukca manevra alanına haiz firmalar olarak göze batmaktadır” denildi.

Halka açık şirketlerin tamamı nakit varlıklarının detayını vermediği için Borsa İstanbuldaki şirketlerin tamamı için net bir şey söylemenin mümkün olmadığına, aynı şekilde, borsa haricinde kalan ve karar kapsamına girebilecek sayıları 10 bine varan öteki işletmeler için de somut bir şey söylenemeyeceğine işaret edilen notta, Bununla beraber, ilkesel olarak, getirilen bu biçim kısıtların ve özgür piyasaya müdahalelerin, şirketlerin karar seçeneklerini azaltması ve amaçlanmayan yan etkilerinin ortaya çıkma riskleri sebebiyle gerçek değerlemeler üstünde baskı oluşturması şaşırtıcı olmayacaktır. Bankacılık sektörü açısından değerlendirdiğimizde, TL kredi büyümesini düşürecek bu adımları bankaların kârlılıkları için negatif olarak değerlendiriyoruz denildi.

EUROBOND VE KKMYE GEÇİŞ OLABİLİR

Dün gösterilen ikinci BDDK genelgesinin koşullarına bakıldığında, nakdi varlıklar hesabına yabancı para mevduat, altın, ters reponun dahil bulunduğunu, Eurobond’un dahil olmadığını belirten Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan, “Bundan dolayı bir miktar paranın Türk Eurobondlarına kayabileceğini düşünüyoruz. KKM’nin bellir bir tutarının da tekrardan çevrilmesini tercih etmelerini bekleyebiliriz” dedi.

Şirketlerin derhal önümüzdeki birkaç günde yoğun bir döviz satışı yapmasından ziyade, kademeli değerlendirme yaparak süreci yöneteceklerini düşündüklerini belirten Erkan, seçenekleri “Nakdi varlıkların finansal varlık kalemine girecek şekilde dönüştürülmesi, bilanço dışına çıkarılması ve TL’ye direkt olarak dönüşmesi şeklinde bu kademelendirme çeşitlilik gösterecektir” ifadeleriyle sıraladı.

YURT DIŞI İŞTİRAKLER VE TEMETTÜ SEÇENEĞİ

Yabancı para nakdi varlıkların, kredi sınırlamalarına takılmayacak şekilde dönüştürülmesi yönünde ciddi riskler de bulunabilir diyen Erkan, “Bazı firmalar yurtdışındaki iştiraklere yabancı para varlıklarını aktarabilir, bunun da anlamı hem şirket bilanço hesabından düşme olacağından değerlemelerde düşüş, hem de yurtdışına para çıkışı olması bakımından boyutu olacağından devamlı değişen regülasyonların bunu engelleyici boyuta taşınması ihtimali de var” uyarısında bulunmuş oldu.

Şirketlerin yabancı para varlıklarını kâr oranı olarak dağıtma yoluna da gidebileceğini belirten Erkan, “Bu her ne kadar yatırımcı açısından cazip görünse de, şirketten para çıkışı anlama gelir ve yatırıma yönlenecek bir kaynağın azalması ve firmanın iktisat içinde kapladığı alanın azalması şeklinde yansıma izah edebilir. Bundan dolayı bu perspektifte bir temettü dağıtımı firmanın büyümesinden yada kâr artışı sağlamasından kaynaklı değil, varlıkların dönüştürülmesinden kaynaklı olacaktır” dedi.

EN BÜYÜK RİSK BİLANÇO DIŞINA ÇIKIŞ

Ticari faaliyeti için döviz yükümlülükleri bulunan şirketlerin de süreci yönetmekte belirsizliklerle karşılaşacaklarını kaydeden Erkan, riskleri şu şekilde sıraladı:

“Birçok gerçek kesim şirketinin üretim ve ihracat yapabilmek için hammaddeye ihtiyacı var ve bunu yurtdışından döviz ile ithal etmek durumundalar. Ya gereksinimleri olan enerji ve emtiayı önden yüklemeli şekilde ithal edecekler, hem girdi elde etmiş hem de döviz varlığı azaltmış olacaklar, sadece bunu yaparken de ithalat yığılmasına yol açacaklarından cari açığın artmasına sebep olacaklar. Ya da kredi kullanım şartlarını sağladıktan sonrasında tekrardan dövize dönerek ithal girdi sağlayacaklar, sadece parite farkından dolayı maliyet artışı olacağından satılan mal ve hizmet fiyatlarını artıracaklar, bu da enflasyon deposu olacak. İhracatçının temel stratejini zorlayacak oldukca değişken var görünüyor, bundan dolayı dış tecim tarafınca daha sıkıntılı koşullar söz mevzusu olabilir.”

Erkan, şirketlerin kredi sınırlamalarına takılmamak ve finansmana erişimi sürdürmek adına varlıkların dönüşümünü sağlama stratejisinde en mühim riskin yabancı para nakdi varlıkları bilanço içeriğinden çıkarmaları olacağını altını çizdi.

aip2(‘pageStructure’, {“pageType”:”other”,”pageCategory”:”sozcu”,”pageIdentifier”:””}, ‘https://www.sozcu.com.tr/rss/tum-haberler.xml’);var aip2_pageCategory = “sozcu”;

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.