Davutoğlu’ndan cumhurbaşkanı adayı açıklaması

Gelecek Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, partisinin 23. İl Başkanları toplantısında gündeme dair açıklamalar yapmış oldu.

ERDOĞANIN SAYIŞTAY KONUŞMASI İÇİN REZALET DEDİ

Gündeminin ilk esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sayıştay’ın kurum yıl dönümünde yapmış olduğu konuşma olan Davutoğlu, “Neresinden bakarsanız bakın rezalet! Cumhurbaşkanı, Sayıştay’a ‘Açık aramaya kalkmayın’ diyor. Sayıştay’ın işi esasen açık aramak. Bunu söylemesi suçtur. Fakat dokunulmazlık zırhıyla korunuyor. Madem yetki sahibisiniz, o vakit dokunulmazlık zırhını da kaldırın” ifadelerini kullandı.

Altılı masa ve oldukca tartışılan Cumhurbaşkanı adayına dair çarpıcı açıklamalarda da bulunan Davutoğlu’nun açıklamalarından bazı satır başları şu şekilde:

VİCDANLI OL SAYIN CUMHURBAŞKANI, VİCDANLI OL!

Açız diye bağırdı biri Kahta’da, Besni’de ve Anadolu’dan yükselen feryada, Ankara’da duyarsız bir ses, Ankara’da vicdanını yitirmiş bir ses, Ankara’da kendi yakınları ve aileleri haricinde hiçbir vatan evladına kulak vermeyen bir ses, onlara dönerek şöyleki dedi: Aç kaldığını iddia edenler var, vicdanlı olun, vicdanlı olun. Cumhurbaşkanı’na da ben buradan sesleniyorum: Vicdanlı ol Sayın Cumhurbaşkanı, vicdanlı ol! Siz vicdandan koptuğunuz için bugün ülkeyi de, partinizi de, kendinizi de bir uçuruma doğru götürüyorsunuz.

HALKIN SOFRASINDAN TOPLADIĞINI FAİZCİLERE VERİYOR!

Vatandaşa ceza keseceksin, vergi cezaları vereceksin, trafik cezalarını artıracaksın, mazotu artıracaksın, her şeyi artıracaksın, kaşık kaşık halkın sofrasından topladığını kepçeyle faizcilere vereceksin, sonrasında da İslam’dan, tinsel değerlerden söz edeceksin. Yazıklar olsun! Kur korumalı mevduat denen şeyin Gömü’ye 4 aylık maliyeti 120 milyar Türk Lirası! Ne yapmış oldu bu 120 milyar lirayı cebine koyan faizci zümre? Ne yapmış oldu? Bir mal mı üretti? Bir ter mi döktü? Bir ızdırap mı çekti? Ne yapmış oldu? Oturdukları yerden, lükslerine lüks kattılar. Gelir adaletinin bu kadar bozulmuş olduğu bir dönem görülmemiştir!

10 MADDELİK BİLDİRGE, ALTILI SÜRECİN ANAYASASI’DIR!

Elimde şu döküman var, 10 maddeden oluşan döküman. Tüm genel başkanların imzası var. Niçin bu şekilde bir şeye gerekseme hissettik? 3 sebeple dostlar. Bu halkımıza bir taahhüttür. Artık benim ağzımdan, öteki genel başkanların ağzından çıkan sözler değil, bu taahhüt bizi bağlar. Bu, altılı sürecin anayasasıdır. Ve biz bu anayasa ile kendimizi bağladık. Bunlar hem milletimize, hem de liderlerin birbirine taahhütüdür.

BU YAKLAŞIM MESELENİN ÖZÜNÜ ANLAMAMIŞ OLMAKTIR

Halen televizyonlara baktığımda temel sual, Cumhurbaşkanı kim olacak sorusu. Şunu zikredeyim açık yüreklilikle, tek adam yönetiminden yakınma ettikten sonrasında, “bu tek adam gidecek, başka bir tek adam gelecek” mantığıyla yalnız Cumhurbaşkanı’nın adını konuşuyor olmaları büyük bir zaaftır. Meselenin özünü anlamamış olmaktır. Biz bu şekilde bakmıyoruz. Biz problemin zihniyetten geldiğini ve zihniyetin dönüşmesi icap ettiğini düşünüyoruz. Kurtarıcı benzer biçimde gelen tek kişilerin iyi mi bozuldukları, yozlaştıklarının tarihidir Cumhuriyet zamanı, demokrasi zamanı. Biz sistem kuracağız.

ARTIK TÜRKİYE’DE BİR KİŞİYE YETKİ VERİLMEYECEK

Bozulmanın, çürümenin, güç yozlaşmasının ne işe yaradığını gördük! İlkelerimizden ödün vermeyecek biri üstünde uzlaşırsak, bu Cumhurbaşkanı’nın iyi mi denetleneceği, parlamenter sisteme geçişe kadar 6 siyasal partinin iyi mi etkin olacağının mekanizmasını kurarız, ondan sonrasında isim tespit ederiz. O mekanizma kurulmadan hiç kimseye yetki verilmesine asla yandaş olmaz, buna izin de vermeyiz. Bir kişiye yetki yok!

KİMSE RÜYA GÖRMESİN!

Yeni Cumhurbaşkanı ya altı liderden biri olur, ya dışarıdan birisi olur. Fakat ister içeriden, ister dışarıdan olsun, ilkeler mevzusunda onun taahhüdünü isteriz, yetmez, 6 önder o Cumhurbaşkanlığı döneminde garantör olur. Eylemsiz seyirci olmaz. Sual kimin aday olacağı değil, iyi mi bir zihniyetle ülkeyi yöneteceğimiz. Aday duyuru ettiğimiz anda aday kendi başına kampanya yürütecek, seçildikten sonrasında da kendi başına hükümet icra edecekse bu altılı masanın ne kıymeti harbiyesi var? O vakit biz tamamımız bir kişiye altın tepside Cumhurbaşkanlığı sunmak için bu çabayı sarf ediyoruz o şekilde mi? Kimse rüya görmesin! Biz o masadayken, yalnız bir aday belirlenmeyecek, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin kaderi belirlenecekse o kaderde söz sahibi oluruz ve bu mevzuda hiçbir kısıtlamayı kabul etmeyiz.

BU, TÜRKİYE’YE İHANET ETMEKTİR

Şunu da ifade etmek isterim; Anket kampanyalarıyla, PR çalışmalarıyla, bir ekip adlar üstünden yürütülen tartışmalar ve kampanyalarla Türkiye’nin kaderini bir adamdan alıp başka bir adama devretmek isteyen çıkarsa, bugünkü tek adama iyi mi karşı çıktıysak, ona da aynı seviyede karşı çıkar, mücadelemizi veririz. Bunu biz açık yüreklilikle her yerde söyleriz. İlkeler yerine şahısları öne çıkartmak, Türkiye’ye ihanet etmektir.

aip2(‘pageStructure’, {“pageType”:”other”,”pageCategory”:”sozcu”,”pageIdentifier”:””}, ‘https://www.sozcu.com.tr/rss/tum-haberler.xml’);var aip2_pageCategory = “sozcu”;

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.