Davutoğlu: Güneydoğuda gerginliği tırmandırmayı tercih ettiler

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Şırnak il başkanlığının düzenlemiş olduğu STK ve Kanaat Önderleri toplantısında konuştu.

“NEDİR BU MERAK?”

Davutoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

*Ortadoğu otoriter düzenlerine benzer şekilde, ülkeyi yönetenlerin resimlerin, isimlerinin her yere yazılıyor, hakikaten hicap duydum bugün Şırnakta, daha ilkin Diyarbakırda, Samsunda, birçok yerde gördüm.

*Cumhurbaşkanının resimlerinin her yerde sokaklarda, devamlı ve sürekli olarak bulunması demokratik sistemlerde görülen bir uygulama değildir. Biz bunu Suriyede, Mısırda başka yerlerde gördük. 12 Eylül döneminde de gördük. Nedir bu merak?

*Ne vakit çıkar bu merak biliyor musunuz? Sistem otoriterleşmiş ise, milletin özünden, ruhunda kopulmuşsa, milletin kalbine adını yazdıramayanlar dağa, taşa, binaya, çevreye isimlerini, resimlerini asmaya başlarlar.

“ÜLKEYİ BİR BEŞ YIL DAHA İDARE ETMEYE KALKARLARSA”

*Gelecek yıl bu ülke iktidar ve ortakları ülkeyi bir beş yıl daha yönetim etmeye kalkarlarsa, işte o vakit Türkiyede, geri dönülmez bir halde Orta Doğuda, Orta Asyada görülen bir seviye kalıplaşmış olacak.

*Alternatif şu; tek tipçiliğe karşı çoğulcu, tek adama karşı ortak akılla davranan bir kültür, ötekileştirmeye, dışlamaya karşı kapsayıcı bir demokrasi anlayışı, yolsuzluklara karşı siyasal terbiye, dünyaya kapalılığa karşı özgürlükçü, demokrat yeni bir Türkiye.

“GEÇMİŞTE DE DOĞU VE GÜNEYDOĞUDA GERGİNLİĞİ TIRMANDIRMAYI TERCİH ETTİLER”

*Gelecek seçimde oylar bir tek partilere verilmeyecek. Bilhassa bunu doğuda ve güneydoğuda zikrediyorum, bu sebeple Türkiyede otoriterleşmeyi tahrik edenler, kökleştirmek isteyenler ilkin doğuda, güneydoğuda gerginliği tırmandırmayı tercih ettiler geçmişte de, şimdi de, kim bilir gelecekteGelecek Partisinin vizyonu açıktır; vatandaşların eşit vatandaşlık ilkesi çevresinde bir araya gelmiş olduğu, insan hak özgürlüklerinin güvence altına alındığı, kültürel hakların hiçbir ayrımcılık olmadan yaşandığı, yolsuzlukların zorla izin verilmediği bir yeni Türkiye vizyonu.

*Bir taraftan bugün oldukça sevindim, İdilde, Şırnakta ve şimdi Cizrede, büyük bir muhabbet ortamı gördüm. Bu diyarlara aşık birisi olarak gördüğüm muhabbetten, sevgiden büyük bir mutluluk duydum.

*Buralara ilim adamı olarak geldim, Dışişleri Bakanı olarak geldim, Başbakan olarak geldim, Başbakanlığı bıraktıktan sonrasında konferanslar için geldim ve şimdi Gelecek Partisi lideri olarak geldim. Her seferinde bu yöre insanının misafirperverliğini, asaletini gördüm

“HER YERDE KARAMSARLIK GÖRDÜM”

*Üzüntü duyduğum husus ise şu; Her yere sirayet etmiş bir karamsarlık gördüm. Nerede okuyorsun söylediğim gençlerde, Sonrasında ne olacağımız mühim diyen sual işaretleriyle karşılaştım. İdilde esnaf ‘öğlen 3e kadar tek bir siftah yapmadım’ dedi.

*Bolluk diyarı Dicle Havzasında, Mezopotamyada, ziraatin, çiftçiliğin, hayvancılığın bittiğini söylemiş oldu arkadaşlarımız, Cizreliler, İdilliler, Şırnaklılar. İdilde bir esnaf, çocuğunu göstererek, Sayın Başbakanım, bu çocuk için nolur harekete geçin dedi.

“HAREKETE GEÇME VAKTİDİR”

*Nereye giderseniz gidin, acı var, ızdırap var. Geçen hafta Adıyamandaydım. Yedi gün içinde 6 Adıyamanlı genç, geleceğe dair ümitlerini kaybetmiş olduğu için intihar etmişti. Türkiyenin her yerinde intiharlar var. Bu şartlarda bu çocuklar için harekete geçme vaktidir.

*Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde gördüğüm ilgiden, Türkiyenin her yerindeki Kürt vatandaşlarımdan Gelecek gönüllüsü olarak gördüğüm gayretten oldukça büyük bir sevinç duyuyorum ve hepsini hürmetle selamlıyorum.

*Türkiyede, Ankarada öyleki çevreler var ki, sanki devletin sahibi onlar, bu ülkenin geleceğinin nasıl sonuçlanacağını belirleme etme hakkına haiz onlarmış benzer biçimde hepimize parmak sallıyorlar. Parmak sallayarak vatandaşlardan üstün bir yerde bulunduğunu iddia etmeye çalışıyorlar.

“SİZLER BU ÜLKENİN SAHİBİ DEĞİLSİNİZ”

*Sayın Erdoğana ve Sayın Bahçeliye buradan sesleniyorum, sizler bu ülkenin sahibi değilsiniz, sizler 84 milyonun kaderine tek başına hükmetme hakkına da haiz değilsiniz. Sizin bu ülkedeki hakkınız 84 milyonda birdir.

*Her şeyi tekleştirmeye çalışanlara karşı, biz herkesi birleşmeye çağırıyoruz. Birinci ilke, eşit vatandaşlık bilinciyle buluşmamız.

*Ulusal kalım, Kalım tehdidi dedikleri hususta da şunu zikredelim; evet, zor coğrafyalarda askeri gücün olması lazım, fakat bekamızı koruyacak olan bir tek askeri güç değildir, ortak ilinti bilincidir, hepimizin bu ülkeye kendimizi ilişik hissetmemizdir.

*Bu ülkede sulh olacaksa -ki olacak- kalıcı olacaksa -ki kalıcı olacak- Kürtlerin haklarını Türkler, Alevilerin haklarını Sünniler korumaya ve savunmaya başladıkları vakit olacak.

*İlk kez bir partinin programına, anadilde eğitim hakkı amasız ve fakatsız bir halde yazıldı. Anadilde konuşma, eğitim yapma insanlara verilen bir lütuf değil, Tanrı tarafınca verilen bir haktır ve bu hak münakaşa mevzusu yapılamaz.

*Türkiyenin üstüne kara bulutlar indirilip, her insanın konuşmaktan korkmuş olduğu aniden, 2019, 12 Aralıkında, Gelecek Partisi kurucuları Kürtçe temel bir insan hakkıdır, sınırlanamaz, kısıtlanamaz, yasaklanamaz, öğretilebilir ve eğitimde kullanılabilir diye yazdık.

aip2(‘pageStructure’, {“pageType”:”other”,”pageCategory”:”sozcu”,”pageIdentifier”:””}, ‘https://www.sozcu.com.tr/rss/tum-haberler.xml’);var aip2_pageCategory = “sozcu”;

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir