Amerika ile ticaret ortağı derneğin içinden bir “kokain davası” bir de “Banker Bako” çıktı

Türk Amerikan İş Adamları Derneği/ Amerikan Tecim Odası’nın  (TABA/AmCham) eski Başkanı Ali Osman Akat’ın kokain davasından tutuklanması, derneğin faaliyetlerine ilgimi arttırdı.

Akat’tan sonraki TABA/AmCham Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ve yönetim kurulu, Washington DC Ankara Büyükelçisi Murat Mercan’ı ziyaret etmişler.

2021 Temmuz’unda meydana getirilen bu Washington ziyaretinde ABD’nin New York Senatörü James Sanders’la da bir araya gelmiş olarak Türk-Amerikan ticaretinin gelişmesi mevzusunda görüş alışverişinde bulunmuşlar.

Heyette yer edinen adlar içinde TABA/AmCham Yüksek İstişare Konseyi Başkanı olarak Cengiz Aygün adına rastlıyorum.

Oldukça tanıdık gelmiyor. Araştırdığımda kim olduğu ortaya çıkıyor.

“Devleti dolandıranlar” başlığı altında meydana getirilen haberlerde adına sıkça yer verilen ve “Banker Bako” namı ile malum Kalımlı Cengiz Aygün’den başkası değil.

Devlet bankalarından almış olduğu kredileri geri ödemeyip, 1987 yılının parasıyla devletin hazinesini 55 milyar lira dolandırdığı iddiası ile 1992 yılına kadar hakkında açılmış davalar sıralaması uzayıp gidiyor.

1996 senesinde halkı dolandırdığına hükmeden mahkemenin 18 yıl mahkumiyet sonucu verdiği Kalımlı Cengiz Aygün, 1 ay cezaevinde kalıyor ve 7 Mayıs 1996 günü “yanlışlıkla” salıveriliyor.

Polisin 3 senedir aramış olduğu Aygün 1999 senesinde  Kadıköy’de yakalanmış.

2000 senesinde da hakkında davalar açılmış. Uzun oldukça uzun dosyalar

Hepsinde “Suçsuzum” diyor.

Fakat nedense “Banker Bako” namını unutturmak istercesine, ön adı “Kalımlı” güncel haberlerde satır aralarında kalmış.

1987 senesinde devrin Başbakanı Turgut Özal’a sunulan ve Ulusal İstihbarat Teşkilatı (MİT) elemanı Mehmet Eymür tarafınca hazırlandığı ortaya çıkan “1. MİT Raporu”nda da adı geçiyor.

Kastamonu’nda gösterim icra eden Gün Medya Onursal Başkanı Cengiz Aygün günümüz itibarıyla “saklı-gizli” yaşamıyor.

Ne var ki sahibi ya da paydaş olduğu bir şirkete rastlayamadım

GMG Kastamonuspor Onursal Başkanı.

Babası merhum Necdet Aygün’ün 1970’lerde İstanbul’da kurduğu Bahar Çocuk Otomobilleri ve amcası Nizamettin Aygün’ün 1950’lerde kurduğu Aytaç Galvano Teknik Endüstri tesislerinde üretilen çocuk otomobilleri anılarda kaldı.

Kastamonu’nda “meşhur fabrikatörün oğlu” olarak etiketleniyor.

Anılar renkli Magazin tarafı da kuvvetliymiş Kalımlı C. Aygün’ün

1980’lerde Çakıl Gazinosu’nda sahne alan Gülden Karaböcek’in assolist altı kadrosunda sahne alan “Kalımlı Aygün” posteri koleksiyonerlerde bulunabilir.

Yeni yaşam yalnızca TABA ile devam etmiyor.

Aygün ailesinin Bodrum Yalıkavak’ta Nomia isminde bir butik oteli var.

Cengiz Aygün’ü orada da programlar yapmış olduğu gençlerle verdiği pozlarından tanıyabilirsiniz.

2020 senesinde Kastamonu’nunda Ziraat Katılım tarafınca ihaleye çıkarılan Ballıdağ Sanatoryumu’nu ve yemyeşil arazisini, 135 milyon TL teklifle Cengiz Kalımlı Aygün’ün oğlu Ali Aygün adına aynı yıl kurulan Sav Madencilik Yatırım şirketi aldı.

“Gözünün üstünde kaşı var” gerekçeleri ile sayısız kuruma “kapatma” cezası veren devlet; “yüz kızartıcı suçtan” mahkumiyetleri olan “yandaş” derneklerde yöneticilerin sicillerine bakmaz mı?

Pazar pazar sizi daha çok bunaltmayayım  Akat’ın TABA’daki başkanlık döneminde Yüksek İstişare Konseyi Başkanı da MÜSİAD eski Genel Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu’ydu.

Dönem AK Parti Rize Milletvekili de olan BAB Grup patronu Bayramoğlu hakkında oldukça sayıda adli dosya bulabilirsiniz.

Aygün’ün 28 Kasım 2022 tarihindeki mahalli medya albümü, Amerikalı ünlüler geçidi iddiasını taşıyor, bana kalırsa siz onlara bakın daha neşeli

Amerikan şirketleri kazan kaldırdı

Amerikan Firmalar Derneği-Amerikan Tecim Odası  (ABFT/AmCham) Başkanı  ve 2013’ten bu yana PG Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürlüğü görevini yürüten Tankut Turnaoğlu’na tek bir sorum var:

Türk Amerikan İş Adamları Derneği/Amerikan Tecim Odası  (TABA/AmCham) eski Başkanı Ali Osman Akat’ın kokain ticaretinden yargılanıyor olması, Amerikan şirketlerinde kurumunuza ilişkin bir problem yarattı mı?

Malum AmCham markasını (U.S Chamber of Commerce- ABD Tecim Odası) Türkiye’de hem ABFT, hem de TABA temsil ediyor.

Turnaoğlu şu yanıtı veriyor:

“ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Jeff Flake’e, önceki Büyükelçi David Satterfield’e AmCham’i Türkiye’de temsile yetkili tek kurum olmamız icap ettiğini ve üyelerimizin tamamının Amerikan şirketleri ve ABD ile iş icra eden Türkiye’nin önde gelen şirketleri bulunduğunu anlattım. Dosyalarımızı verdim. Onlar görüşümüzü destekliyorlar. Son olarak Akat vakası ile beraber bu yönde yeni bir girişimiz de oldu. Üyelerimiz beni arayıp bu “ikili yapının” sürdürülemeyeceğini belirtiyorlar. Oldukça rahatsız olduk. İnsanlar bizi karıştırıyor.”

2004 senesinde kurulan ABFT’nin en büyük destekçileri devrin ABD’nin Türkiye Büyükelçileri Eric Edelman ve Francis J. Ricciardone’ydi.

Ricciardone’nin desteği TABA’nın kısa bir dönem başkanlığını icra eden Ekim Alptekin’in seçimi sürecine kadar sürdü.

Akat 3 senelik başkanlık döneminde kendisine AKP’nin genel başkanından, bakanlarına kadar geniş bir fotoğraf albümü oluşturdu.

TABA Akat’ı da taşıyamadı!

2020’de meydana getirilen muhteşem genel kurulda görevinden ayrıldı ve onun yerine Süleyman Ecevit Sanlı başkanlığında yeni bir yönetim kurulu oluştu.

Son ortalama 20 senelik yıkım sürecindeki TABA mimarisinin tasarımcısı Onursal Başkan Zeynel Abidin Erdem, “Akat’ın başına gelenlere” inanmakta güçlük çektiğini belirten demeçler veriyor.

Kirlenen marka ABD’nin işine mi geliyor?

Kavgası, gürültüsü noksan olmayan TABA’nın AmCham markasını taşımada en büyük pozitif yanları 35 senelik geçmişi olan bir kurum olması

Bu yüzden de TABA’nın haiz olduğu AmCham markasının kullanma haklarının tümü ABFT’ye verilmedi.

ABFT, AmCham adına TABA benzer biçimde organizasyon yetkisine haiz değil.

Son iki senedir “marka kullanımı” alanında hukuki çalışmalarını yürüttüklerini belirten Turnaoğlu, 18 Mart’ta Türkiye’ye gelen ABD Tecim Odası Kıdemli Başkan Yardımcısı Myron Brilliant’a da mevzuyu iletiyor.

Briliant Ankara’da Gömü ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’yi, Endüstri ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ı ve Tecim Bakanı Mehmet Muş’u ziyaret etmiş, İstanbul’da da Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’na (DEİK) bağlı Türk- Amerikan İş Konseyi (TAİK) ve ABFT/Amcham yönetim kurulu ile ortak toplantı düzenlemişti.

Brilliant kendisine kurum sözleşmesindeki bağlayıcı hükümler sebebiyle TABA’nın “marka dışına” bırakılmasının kolay olamayacağını söylemiş.

Turnaoğlu, Amerikan Tecim Odası’nın dünyanın öteki vatanlarında tek bir kurum ile temsil edildiğinin de altını çiziyor.

Türkiye’nin bu yönüyle de “tek” bir örnek olmasının sebebi acaba, demokratik katılımcılık yönünden sivil cemiyet yapılarında yaşanmış olan erozyonun bir yansıması mı diye düşünmeden edemiyorum.

TABA yalnızca “yönetim kavgalarıyla” anılan, Türklerin birbirini yediği bir dernek olarak anılmakla kalmadı.

Yüksek İstişare Başkanları Bayramoğlu, Kalımlı Cengiz Özcan ve son olarak Akat ile haklarında oluşturulan “adli suçlar dosyasını” kabarttı.

U.S Chamber hala haiz çıkacak mı merak ediyorum

aip2(‘pageStructure’, {“pageType”:”other”,”pageCategory”:”sozcu”,”pageIdentifier”:””}, ‘https://www.sozcu.com.tr/rss/tum-haberler.xml’);var aip2_pageCategory = “sozcu”;

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.