8 partiyle görüşen Boğaziçili akademisyenlerden açıklama: Ortak çalışma grubu talep edildi

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri rektörü protesto nöbetlerini sürdürdü. Cübbelerini giyerek rektörlük binasına sırtlarını dönen akademisyenler, peşinden haftalık basın açıklamalarını okudu.

Akademisyenler, görevinden alınan ve mahkeme kararıyla yine görevine dönen Batı Dilleri ve Edebiyatları Kısmı Film Emek harcamaları Programı öğretim görevlisi Can Candan’ın 4 Nisan Pazartesi günü görevine resmen atandığını duyurdu.

TBMM GÖRÜŞMESİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

5 ve 6 Nisan tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerini temsil eden 7 kişilik bir heyetin Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapmış olduğu görüşmelere ilişkin açıklamada bulunan akademisyenler, şunları söylemiş oldu:

* Yüksek Öğretim Kurulunun kaldırılması mevzusunda uzlaştıklarını açıklayan altı karşıcılık partisi genel başkanları dahil olmak suretiyle mecliste sekiz siyasal partinin yöneticisi ile görüşen kurul; üniversitemize 15 aydır meydana getirilen müdahaleler sonucu oluşan kamu zararını söyledi, yeni bir yüksek öğretim vizyonu mevzusundaki düşünce ve önerilerini iletti.

* Akademisyenler, mevcud yüksek öğretim yasasının değiştirilerek, liyakati ve bilimsel niteliği olan özgürlükleri önceleyen, kurumsal özerkliği elde eden, son zamanların gereklerine uygun ve demokratik esaslara dayanan bir yüksek öğretim çerçeve yasası mevzusundaki emek harcama ve beklentilerini parti liderleri ve temsilcilerine aktardılar.

* Ülkenin pozitif yönde yönde değişimine talip olan tüm siyasal partilerin, bu mevzuda üniversiteler ve öteki paydaşlarla beraber çalışacak ortak bir yüksek öğretim emek harcama grubu oluşturmasını talep ettiler.

* Siyasal partiler, sivil cemiyet ve meslek örgütleri ile yapmayı sürdürdüğümüz görüşmeler çerçevesinde Boğaziçi Bileşenleri olarak 29 Mart günü İstanbul Barosunu ziyaret etmiştik.

* Bu ziyarette üniversitemizde yaşanmış olan hukuksuzluk ve hak ihlallerinin yakın takip edeni olunması, kamuoyunda görünür kılınması, davaların izlenmesi ve gerektiğinde müdahil olunması mevzusunda barodan destek talep ettik.

* Bu girişim sonucu oluşturulan ortak emek harcama grubunun ilk toplantısı 6 Nisanda gerçekleşti. Görüşmede son 15 aydır bileşenlerin uğramış olduğu tüm hak ihlallerinin ve hukuksuz uygulamaların bir envanterinin tutulmasına ve bir değerlendirme raporunun hazırlanmasına karar verildi.

* İstanbul Barosuna ve Baro başkan yardımcısı Nazan Moroğluna mücadelemize verdiği destek için teşekkür ediyoruz.

ÜNİVERSİTEDE BİR İNTİHAL SKANDALI DAHA

Akademisyenler, üniversitede bir intihal skandalının daha ortaya çıktığını şu şekilde duyurdu:

* Bu hafta Boğaziçi Üniversitesi üst yönetimini yakalamış olan gayrimeşru kadronun verdiği maddi zararların yanı sıra, kifayetsizliğiyle kurumumuzun itibarını zedelediğine de tanık olduk.

* Boğaziçi Üniversitesi internet sayfasına yeni eklenmiş olan ve AB projelerine başvurularda mecburi tutulan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İlke ve Stratejileri metninin, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü senatosunun daha önceki bir tarihte hazırlamış ve duyurmuş olduğu bir belgenin birebir kopyası olduğu ortaya çıktı.

* Kopyalamada, metnin bazı yerlerinde Enstitü ibaresi yerine Üniversite sözcüğünün yerleştirilmesinin bile dikkatsizlik edilmiş olduğu, her kurumun hususi şartlarına nazaran hazırlanması ihtiyaç duyulan bu belgenin tamamıyla başka bir kaynaktan, atıfsız olarak alındığı görülüyor.

* Durumun akademisyenler tarafınca fark edilmesi üstüne Naci İnci yönetimi, belgenin girişine metnin İYTE belgesine dayandınldığı mevzusunda bir not ilave ederek meydana getirilen toptan alıntıyı tırnak içine alma girişiminde bulunmuş oldu; yönetim üniversite içinden gelen izahat taleplerine ise herhangi bir cevap vermedi.

* LGBTİ+ Kulübünün adaylık statüsünü kaldıran, Türkiye üniversiteleri içinde öncü konuma haiz Cinsel Tacizi Önleme Komisyonunu işlevsizleştirip, ofis koordinatörü Cemre Baytoku işten çıkaran yönetim, bu intihal girişimiyle üniversitemiz adına utanç verici bir adım daha atmış oldu.

* Mevzunun uzmanı hocalanmızın daha ilkin hazırlamış olduğu cinsel rahatsız etme odaklı siyaset belgesinin dikkate alınmaması ve kurumumuzun toplumsal cinsiyet eşitliği mevzusunda edinmiş olduğu tüm birikimlerin yok sayılması, katılımcı yönetim anlayışına sırt çeviren atanmış rektörlüğün lakayt iş görme pratiğinin, yalnızlığının ve çaresizliğinin bir ifadesidir.

KAMPÜSÜN TAŞINMASIYLA İLGİLİ YENİ GELİŞME

Marmara Üniversitesi kampüsünün Boğaziçi Üniversitesine tahsisiyle ilgili yeni gelişmeyi paylaşan akademisyenler,

* Bu hafta YADYOK sekreterliği, 1 Ağustos 2022 itibarıyla Hazırlık biriminin Marmara Üniversitesinden alınmış olan Anadolu Hisarı Kampüsüne taşınacağına dair çalışanlarına bir bilgilendirme mesajı yolladı.

* Birim çalışanlarının taşıma mevzusundaki tüm çekincelerine, itirazlarına ve istişare taleplerine karşın gönderilen bu buyurgan bildiri, mevcut rektörlüğün dayatmacı yönetişim anlayışının bir başka tezahürüdür.

* Öğrencilerimizin nitelikli bir dil eğitimi almasını mümkün kılan Hazırlık biriminin yok sayılarak, eğitim koşullarına, yurt ve lojman gereksinimlerine dair ciddi fizibilite emekleri yapılmadan alındığı anlaşılan bu karar, hocaların ve öğrencilerin yaşamlarına yapılmış ani ve hazzı bir müdahaledir, kabul edilemez.

İSTİFAYA ÇAĞIRDILAR

Akademisyenlerin açıklaması şu şekilde sonlandı:

* Üniversitedeki gayrimeşru uygulamalar bir an ilkin sona ermelidir. Üniversitemizdeki tüm fakülte dekanları ve enstitü müdürleri seçimle göreve gelmeli ve seçilmiş kurullarla denetlenebilmelidir.

* Saydam ve demokratik yollardan belirlediğimiz Mühendislik, Eğitim, Fen Edebiyat ve İktisadi ve yönetimsel Bilimler Fakülteleri Dekanları, Toplumsal Bilimler ve Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürleri bir an ilkin görevlerine iade edilmelidir.

* İşlevsizleştirilen Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi ve Cinsel Tacizi Önleme Koordinatörlüğü işinin ehli çalışanlarıyla beraber bir an ilkin yine etkin hale getirilmelidir. Naci İnci ve yönetimi ile bugüne dek hukuksuzca kadrolaşmış tüm adların istifasını talep ediyoruz.

* Fakülte ve bölüm kararları yok sayılarak işine son verilen ve dersleri iptal edilen meslektaşlarımızın haksızca uzaklaştırıldıkları işlerine iade edilmelerini, ek olarak öğrencilerimiz, bilimsel niteliği olan ve yönetimsel personelimiz hakkında mesnetsiz gerekçelerle açılmış tüm disiplin soruşturmalarının geri alınmasını bir kez daha talep ediyoruz.

* Üniversitemizi yılmadan ve kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Türkiyede özgür, özerk ve katılımcı ilkelere dayalı bir üniversite ideali gerçekleşene kadar, Kabul Etmiyoruz, Vazgeçmiyoruz!

Eylemden fotoğraflar Boğaziçi Üniversitesi akademisyeni Can Candanın resmi toplumsal medya hesabından paylaşıldı.

aip2(‘pageStructure’, {“pageType”:”other”,”pageCategory”:”sozcu”,”pageIdentifier”:””}, ‘https://www.sozcu.com.tr/rss/tum-haberler.xml’);var aip2_pageCategory = “sozcu”;

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.