171 gündür aranıyordu! 5 bin TL için testereyle 5’e bölüp denize atmış

Rize’de geçen yıl 6 Ekim’de kızı Fatma Bekar’ın Pazar ilçesindeki evinden çıkan ve tekrar kendisinden haber alınamayan Dursun Zehir’in (75) yitik vakasında adliyeye sevk edilen 4 kişiden kabul edilen Yasin Şanal, işlediği cinayeti itiraf etti.

Kendisini adam öldürmeye Dursun Zehir’in torunu Kerim Bekar’ın azmettirdiğini ifade eden katil zanlısı Yasin Şanal, Zehir’i cebindeki 5 bin lira için öldürdüğünü söylemiş oldu. Vaka da adı geçen taksici Serkan Yoğurtçu ise vakayla bir alakası olmadığını, yalnız Kerim Bekar’a sanal bir web sitesinde bahis oynayabilmesi için kredi çekmek istediği değişik bir mevzuda destek bulunduğunu, bir başka sanık Enes G. İse olaylardan haberi olmadığını sadece Dursun Zehir’i arkadaşı Yasin Şanal’ın öldürmüş olabildiğini beyan etti.

TAKSİCİ SERBEST BIRAKILDI

Emniyetteki işlemlerinin peşinden Pazar Adliyesi’ne sevk edilen şahıslardan taksici Serkan Yoğurtçu çıkartıldığı nöbetçi mahkemece özgür bırakılırken, Enes G. İse Adli denetim şartıyla tutuksuz yargılanmak suretiyle özgür bırakıldı. Dursun Zehir’i öldürdüğünü itiraf eden Yasin Şanal ve Zehir’in torunu Kerim Bekar da tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İTİRAF ETTİ

Öte taraftan sahilde iş makinesi, denizde dalgıç polisler ve dalga kıranda kadavra köpeği ile arama emekleri devam eden Dursun Zehir’in cesedine hemen hemen ulaşılamadı. Dursun Zehir’in torunu olan Kerim’in kendisinden dedesini öldürmesini istediğini, cebinde para olacağını söylediğini dile getiren 24 yaşındaki Yasin Şanal, şunları söyledi:

04.10.2021 günü sabah saatlerinde Kerim Bekar’ı web kafede gördüm. Ondan sonra dışarıda sigara içerken yanıma geldi. Bana oldukca borcu bulunduğunu ve ‘Ailemden para istedim sadece bana para vermediler’ dedi. Benden de para istedi bende vermeyince babamdan 50 TL istedi. Babam da vermedi fakat yiyecek ısmarladı.

Gene web kafenin önündeyken ‘Dedemden para istedim fakat dedem de vermedi’ dedi. Dedesinin ‘Ne yapacaksın bu parayı’ diye sorduğunu söylemiş oldu. ‘Borcum bulunduğunu söyledim, borcunu ben ödeyeyim’ söylediğini söylemiş oldu. Bana web kafenin orada dedemi kaldıracağız dedemde para var bölüşeceğiz şeklinde ifadede bulunmuş oldu.

 “PARAYI AL VE DEDEMİ KALDIR, DELİL BIRAKMA”

Hatta biz bu mevzuları Pazar’da sahil de konuştuk. Ertesi gün Dursun Zehir ile buluşmak için Naci Atabey Parkı’na gittim. Dursun Zehir’in buraya geleceğini Kerim bana söylemişti. ‘Dedemde para var, onu al bölüşelim’ dedi. ‘Parayı al ve dedemi kaldır, kanıt de bırakma’ dedi. Bende bu sebeple Dursun Zehir ile buluşunca, Kerim web kafede daha ilkin bana resmini gösterdiği için Dursun Zehir isminde şahsa ‘Dursun amca sen misin?’ diye sormuş oldum. O da bana ‘Kerim’in sana mı borcu var?’ dedi. Bende ‘Evet bana borcu var’ dedim. Yanlış hatırlamıyorsam 200 TL civarlarında bir para söyledim fakat aslolan hedefim üstündeki 5 bin TL’yi almaktı. Dursun Zehir’in üstünde 5 bin TL bulunduğunu da bana Kerim söylemiş oldu.

“BAŞINA VURARAK BAYILTTIM”

Dursun amcaya gel seninle şu şekilde birazcık yürüyelim diyerek kolundan tuttum ve deniz fenerinin oraya doğru beraber yürüdük. Giderken ‘Niçin buraya geldik’ şeklinde bir şey demedi. Kerim devamlı benden para istiyor diye bahsediyordu. Ben de deniz fenerinin olduğu yere erişince oradan aldığım bir taşla bayıltma amaçlı Dursun Zehir’in başına vurarak bayılttım ve fenerin olduğu kuyuya doğru çektim.

“GÖVDESİ VE BAŞINI AYIRMADIM”

Onu o şekilde orada yine bırakıp testere almak için çalıştığım havalimanı şantiyesine gittim. Sonrasında Dursun Zehir’in olduğu yere doğru gittim. Ilkin üzerimi çıkarttım yalnız pantolon kaldı. Ondan sonra Dursun Zehir’in üstündeki ceketi çıkararak sol ön cebindeki 5 bin TL’yi aldım ve sağ cebinden telefonu aldım. Sonrasında elimdeki testere ile ilkin sol bacağını diz üstünden pantolon ile beraber kestim. Sonrasında sağ bacağını da diz üstünden kestim. Sağ kolunu omuzunun aşağısından kestim. Sol omuzunu da omuzunun aşağısından kestim. Gövdesi ve başını ayırmadım

“DENİZİN DİBİNE ÇÖKMESİNİ İZLEDİM”

Kerim’in 2 gün evvelinde parktaki çalılıkların altına bıraktığı çöp poşetlerini alarak yine geri geldim. 5 poşet şeklinde cesedin parçalarını poşete koyup ağzından ip kullanmadan taş ile ve teker teker denize attım. Ortalama 5-6 dakika poşetlerin yavaş yavaş denizin altına çökmesini izledim.

Vaka sonrası eve giderek banyo ettim ve tekrardan Dursun Zehir’in ceketini almak için deniz fenerine gittim. Ceketi aldıktan sonrasında Kerim ile buluşarak Kerim’e 2 bin 500 TL para ile cep telefonunu ve ceketi verdim. Kerim bana ‘Ne yaptın, arkanda kanıt falan bıraktın mı?’ diye sorunca bende olan biten her şeyi anlattım ve oradan ayrıldık.

“HALÜSİNASYONLAR GÖRDÜM”

Kerim’in azmettirmesiyle Dursun Zehir’deki parayı almak için Dursun Zehir’i öldürdüm. Her ne kadar Dursun Zehir’i parçalayıp denize attığımı söylesem de Kerim Bekar bana ‘Dedem nerede, dedemi Taşlıdere mevkiinde bulunan çay fabrikasının civarındaki meşeliğin oraya gömeceğim’ dedi. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ederim. Vaka sebebiyle pişmanım. Dursun Zehir’in telefonun Ankara’dan sinyal vermesi ile ilgili bir bilgim yok. Ben telefonu Kerim’e vermiştim. Ben annem vefat ettikten sonrasında ruhsal problemler sebebiyle Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gördüm. Şu anda da ağır bir ruhsal ilaç kullanıyorum. Dün gece emniyette de halüsinasyonlar gördüm.

DEDEMDEN PARA İSTEDİM, BANA KIZDI

Üstüne atılan azmettirme suçunu kabul etmeyen Dursun Zehir’in torunu Kerim Bekar ise Yasin Şanal’ın ifadesinde söylediğinin aksine kendisinden Yasin Şanal’ın para istediğini ifade ederek, şunları söylemiş oldu:

04.10.2021 günü Pazar ilçesinde bulunan web kafede 2 senedir tanışıklığım bulunan Yasin Şanal benden 50 TL para istedi. Bende paramın olmadığını sadece dedemden alırsam verebileceğimi ve salı günü web kafede buluştuğumuzda parayı verebileceğimi söyledim. Sadece web kafede veremezsem parkta buluşup parayı verebileceğimi söyledim. O da o süre orada buluşuruz dedi.

Vaka günü oradan ayrıldık ertesi günü dedemin hastane işleri sebebiyle parka gelemedim. Sadece o gün akşam web kafeye gittim. Yasin web kafede olmadığı için ve beni de aramayınca para verme işi kaldı. Bende aslına bakarsanız o gün dedemden 100 TL para istemiştim. 50 TL’sini Yasin’e verecektim. O akşam da gene aramızda para mevzusu oldu. Dedem de bana kızdı.

Dedemi o akşam Yasin isminde arkadaşıma borcum bulunduğunu bu sebeple parkta borcumu ödeyeceğimi söyledim. Kendisi bana bu hususu sormadı. Sabah kendisi bana hiçbir şey demeden evden ayrılıp gitmiş. Bende dedem evden gittikten otuz dakika 40 dakika sonrasında üstümü giyinerek dedemi evde denetim edip çıktım. Evden çıktıktan sonrasında 12.30’a kadar web kafede oyun oynadım. Annemin arayarak dedemin evde olmadığını söylemesiyle bende dedemin arkadaşlarının dükkânlarına baktım. Pazar da birazcık turladıktan sonrasında dedemi yine bulamayınca web kafeye geri döndüm.

KAYIP İLANI İÇİN KARAKOLA GİTTİK

Saat 13.30’a kadar oyun oynadıktan sonrasında annem tekrardan beni arayarak ‘Dedeni bulamıyoruz, dedeni ara’ diyince web kafeden çıkarak yine aynı arkadaşların dükkânlarına baktık. Sonrasında annem gene aradı ve polise git dedi. Bende 16.50 şeklinde karakola gittim. Karakolda bana 1. Dere yakınlarından kimse var mı onlar gelsin diyince bende karakoldan ayrıldım. Anneme bu durumu anlatıp 24 saat geçmesi gerekiyormuş, ondan sonrasında gelip yitik ilanı verebilirsiniz şeklinde beyanda bulunduklarını söyledim. Dedemi bulamayınca ertesi gün yitik ilanı vermek için karakola geldik.

BİZİ TERK ETTİ SANDIM

Yasin’in dedemi öldürdüğünü aramak için çıktığımız TV programında öğrendim. Bir dostum beni arayarak bu durumu söylemiş oldu. Ben Yasin Şanal isminde kişi ile asla sahil kenarında buluşmadım. Genel anlamda web kafede akşamüstleri buluşurduk. Yasin’in iddialarını kabul etmiyorum. Yasin bana herhangi bir para, dedeme ilişkin telefon yada ceket vermedi. Ben parka herhangi bir çöp poşeti bırakmadım. Kendisini de tehdit etmişliğim yoktur. Dedem kaybolduktan sonrasında park vakasını anlatmamın sebebi Yasin’in bu şekilde bir iş yapacağını düşünmemem ve dedemin bizi terk ettiğini düşündüğümden dolayıdır.

DEDEMİN EVİNDE 10 BİN TL BULDUM

Vakadan 2 ay sonrasında Yasin bir web oyunundan 5 bin TL kazandığını hemen sonra valiz ile web kafeye gelmiş olarak ‘Ben İstanbul’a gidiyorum’ şeklinde beyanlarda bulunduğunu hatırlıyorum. Ek olarak kontakt kaydında Enes ile konuştuğum gözükmektedir. Sadece Yasin benim telefonumu ‘Şarjım bitiyor, dakikam yok’ diyerek Enes’e attığını ve Yasin’in benim telefonumdan Enes ile konuştuğunu hatırlıyorum.

Benim vakadan sonraları taksiye binip otelde konaklayabilmemin sebebi de Araklı’da dedemin evinde bulmuş olduğum 10 bin TL paradır. Sadece bu olayın dedemin öldürülmesi vakası ile alakası yoktur. Enes isminde şahsı da tanımıyorum. Taksici Serkan Yoğurtçu’nun da bu vakayla alakası yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Yasin devamlı kara çalma atarak bizi bu olayın içine çekmeye iş koşturmacasındadır. (İHA)

aip2(‘pageStructure’, {“pageType”:”other”,”pageCategory”:”sozcu”,”pageIdentifier”:””}, ‘https://www.sozcu.com.tr/rss/tum-haberler.xml’);var aip2_pageCategory = “sozcu”;

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.